Kayıtlar

Osmanlı Tokadı Hakkında Bilinmeyenler

Resim
Osmanlı Tokadı Hakkında Bilinmeyenler Osmanlı tokadı nasıl meşhur oldu? Aslında bildiğiniz gibi değil! Osmanlı tokadı namıyla efsane olmuş bir yakın dövüş tekniğinin ismi ve belki de gelmiş geçmiş en ölümcül dövüş tekniklerinden biridir. İsmiyle dünyaya nam salmış Osmanlı tokadını atmanın yeri, zamanı ve bir raconu vardır. İlk yumruğu atmak hoş karşılanmazdı. Osmanlı kültüründe bir kavga esnasında karşı tarafa yumruk ile saldırmak hoş karşılanan bir hareket değildi ve yumrukla ilk saldıran kişi ayıplanırdı. Bu tıpkı yatağan kılıcı olanların dövüşlerde karşılarındakini aşağılamak için kılıcın kesmez yanı ile saldırmaları gibi, hoş karşılanmayan bir hareket kabul edilirdi. Bu nedenle Osmanlı tokadı ancak yeri ve zamanı geldiğinde, kavgadaki taraflarca bilinen kuralları ile kullanılırdı. Kavgada büyük olan karşısındakini sesi etraflıca duyulan şiddetli bir tokatla uyarır ve bu durum genellikle kavganın son bulması için yeterli olurdu. Osmanlı Ordusu’nda ise tokat, genellikle savaşlarda bi...

FES (Başlık)

Resim
Fes , tepesi düz, genellikle al, püsküllü, silindirik başlık. İsmini başlıca üretim merkezi olan Fas'ın Fes şehrinden alır. Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok Müslüman ülkede kullanılagelmiştir. Yaygın olarak kullanılan al rengini kızılcık boyasından alır. Bununla birlikte hemen hemen her renkte ve desende fes üretilmektedir.  Tarihçe Sultan II. Mahmud döneminde Osmanlı sarayında Avrupalı gibi giyinme modası baş gösterdi. Daha sonra bu moda ilim adamlarına ve halka yayıldı ancak Avrupa usulü şapkaların namaz kılarken zorluk çıkarmaları, sipersiz bir şapka kullanımını gerekli kıldı. Serasker ve Kaptan-ı Derya Koca Hüsrev Paşa'nın Akdeniz seferinden dönüşünde Fas'tan getirdiği feslerin kalyoncu askerlerine giydirilmesiyle benimsenen fes, Sultan Mahmud'un fermanı üzerine imparatorluğun resmi şapkası oldu. 1840'lardan itibaren süvari ve topçu hariç, Osmanlı askerlerinin üniformasının bir parçası haline geldi. Arnavut askerleri beyaz fes takıyorlardı. Abdülme...

AZİZİYE FES

Resim
  AZİZİYE FES   Abdülaziz benimsediği için moda olan fes formu. Alt tarafı geniş tepesi kısmen dar, basık bir başlıktı. Püskülü ise, Tanzimat feslerine göre, alt kenardan aşağıya taşmayacak kısalıktaydı. Aziziye Fesi, Osmanlı İmparatorluğu 'nun geç döneminde, Sultan Abdülaziz’in saltanatı (1861-1876) sırasında yaygınlaşan ve adını da bu padişahtan alan ikonik bir fes modelidir. Sultan II. Mahmud döneminde ( Mahmudi fes ) başlayan kılık-kıyafet reformunun bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Ancak Aziziye fesi, kendinden önceki modellerden belirgin yapısal farklarla ayrılır.  Öne Çıkan Özellikleri Tasarımı: Mahmudi fese kıyasla daha kısa, yukarıya doğru daralan (konik) ve üst kısmı daha basık bir yapıya sahiptir. Kullanımı: Sultan Abdülaziz dönemi devlet memurları, subaylar ve aydınlar arasında çok popüler olmuştur. Özellikle dönemin askeri üniformalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sosyal Anlamı: O dönemde fesin rengi, kalıbı ve püskülünün duruşu, kişi...

CANAVAR NEDİR?

CANAVAR NEDİR?   “Canavar" tanımı yüzyıllar boyunca tartışmalara yol açmıştır. Bu durum Büyüzooloji'ye yeni başlayan bazı öğrencileri hayrete düşürecek olsa da, bir an durup üç sihirli yaratık türünü göz önüne alacak olursak, sorun biraz daha netlik kazanır.  Kurtadamlar vakitlerinin çoğunu insan olarak geçirirler (ister büyücü olsun, ister Muggle). Ama ayda bir kere, öldürmeye niyetli ve hiçbir insani vicdana sahip olmayan vahşi, dört bacaklı canavarlara dönüşürler. At-adamlann alışkanlıkları insanlarınkine benzemez; yabanıl doğa içinde yaşar, giyinmeyi reddeder, hem büyücülerden hem de Muggle'lardan uzak durmayı tercih ederler.  Oysa zekâları onlarınkine denktir. İnsan görünüşüne sahip olan, iki bacakları üzerinde yürüyen ifritlere gelince, kendilerine birkaç basit kelime öğretilebilse de, en kalın kafalı at-adam kadar bile zekâları yoktur ve şaşılacak ölçüdeki olağanüstü kuvvetlerinin dışında, kendilerine özgü hiçbir sihir gücüne sahip değildirler. Şimdi kendimize soru...

Bilgisayarlarda zaman kazandıran kısayollar;

Bilgisayarlarda zaman kazandıran kısayollar; ➖ Ctrl + A – Tümünü Seç ➖ Ctrl + B – Kalın Yazı ➖ Ctrl + C – Kopyala ➖ Ctrl + D – Yazı Tipi Ayarları ➖ Ctrl + E – Ortaya Hizala ➖ Ctrl + F – Bul/Ara ➖ Ctrl + G – Git ➖ Ctrl + H – Değiştir ➖ Ctrl + I – İtalik Yazı ➖ Ctrl + J – İki Yana Yasla ➖ Ctrl + K – Bağlantı Ekle ➖ Ctrl + L – Sola Hizala ➖ Ctrl + M – Girintiyi Artır ➖ Ctrl + N – Yeni ➖ Ctrl + O – Dosya Aç ➖ Ctrl + P – Yazdır ➖ Ctrl + Q – Paragrafı Kaldır ➖ Ctrl + R – Sağa Hizala ➖ Ctrl + S – Kaydet ➖ Ctrl + T – Asılı Girinti ➖ Ctrl + U – Altı Çizili Yazı ➖ Ctrl + V – Yapıştır ➖ Ctrl + W – Pencereyi Kapat ➖ Ctrl + X – Kes ➖ Ctrl + Y – Yinele ➖ Ctrl + Z – Geri Al ➖ Ctrl + L – Adres Çubuğuna Odaklan ➖ Ctrl + D – Sayfayı Yer İmlerine Ekle ➖ Ctrl + J – İndirmeler ➖ Ctrl + H – Geçmiş ➖ Ctrl + F – Sayfada Bul ➖ F2 – Yeniden Adlandır ➖ F5 – Yenile ➖ F1 – Yardım ➖ F11 – Tam Ekran ➖ Ctrl + 1 – Tek Satır Aralık ➖ Ctrl + 2 – Çift Satır Aralık ➖ Ctrl + 5 – 1.5 Satır Aralık ➖ Alt + F4 – Uygulamayı Kap...

PADİŞAHLAR VE ÇOCUKLARI

PADİŞAHLAR VE ÇOCUKLARI  Osmanlı padişahları arasında en çok çocuğu olan padişah III. Murat ’tır. Kız ve erkek çocuklarının sayısını tarihçiler 100 – 130 arasında verirler. Bunun biraz abartılı bir rakam olduğunu belirtsek de Osmanlı sultanlarının eşlerinden ve cariyelerinden çok sayıda çocuk sahibi oldukları bilinen bir gerçektir.  Tarihsel kayıtlar eskilere gittikçe çok kesin olmamakla beraber, Osmanlı padişahları ve sahip oldukları çocuk sayıları şöyledir: Osman Gazi :  7 erkek, 1 kız;  Orhan Gazi:  5 erkek, 1 kız;  I . Murat (Hüdâvendigâr):   4 erkek, 2 kız;  I. Bayezit (Yıldırım):  7 erkek, 1 kız;  I. Mehmet (Çelebi):  5 erkek, 2 kız;  II. Murat:  6 erkek, 2 kız;  II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet):  4 erkek, 1 kız;  II. Bayezit:  8 erkek, 6 kız;  I. Selim (Yavuz Sultan Selim):  1 erkek, 4 kız;  Kanuni Sultan Süleyman:  8 erkek, 2 kız;  II. Selim:  7 erkek, 4 kız; ...

OSMANLI SADRAZAMLARININ “EN”LERİ

OSMANLI SADRAZAMLARININ “EN”LERİ Yedi yüz yıl boyunca, bütün Osmanlı sadrazamlarının içinde uzun boy rekorunu Sokollu Mehmet Paşa kırmıştır:  İki metreyi aşan bu büyük vezirin tarihimizdeki lakabı Tavil (Uzun) Mehmet Paşa ’dır.  Osmanlı sadrazamları arasında şişmanlık rekoru da yine Kanunî Sultan Süleyman ’ın sadrazamlarından Semiz Ali Paşa ’dadır. O zamanlar bir cihan imparatorluğu olan ülkede Semiz Ali Paşa’yı taşıyabilecek ancak üç at bulunabilmişti.  Osmanlı sadrazamları arasında kısa boy rekoru da 17. yüzyıl ortalarında yaşayıp, IV. Mehmet ’in vezirlerinden İpşir Mustafa Paşa ile II. Abdülhamit ’in sadrazamı “ Şapur Çelebi ” lakaplı Küçük Sait Paşa ’dadır. Osmanlı tarihinde en kısa süre sadrazamlık yapan kişi IV. Mehmet dönemi sadrazamlarından Zurnazen Mustafa Paşa ’dır.  5 Mart 1656 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mustafa Paşa ayak divanındaki sipahilerin şiddetli itirazları sonucu 4 saat sonra sadrazamlıktan alınmış, yeniden Kaptan-ı Derya olmuştur....